May 8, 2016 - Kategorilenmemiş    yorum yok

Hissettiklerim

Ben hep çok sevmişimdir “cocuklarını gerçekten çok seven anneleri bir de annelerini seven çocukları”. Karşılıklının karşılıksız çıktığı tek duygudur bence bu evlat arasında kurulan bağ.Annesi olmayan bu yüzden kalplerinin bir yeri hep çocuk kalanları çok iyi anlamışımdır ama annesi olup annesini sevenleri de çok iyi hissetmişimdir ben. Çocuklarını çok seven onlar için bu karşılıksız bağ ın hayatları boyunca karşılığını veren anneleri, yine kalbimden geçirmek istemesemde belki de bunu yapamayan anneleri de , çocukları olmayan ama çocukları çok seven manevi evlatlarını kucaklayan kadınları da anlamış hissetmiştir benim kalbim.
Hissetmek. Bu hayata dair en kuvvetli değer. Daha 1 aylık bile olmamışken mamasını ilk defa biberonla verirken kalbimin boğazımda atmasının, yüzümü kavuran sıcaklığın, sırtımdan akan suyun 7 ay sonra kocaman bir sevgi seline dönüşeceğini hiç bilmemiştim. Bu satırları yazarken çocukları olmamış ve annesi de olmamış biri olarak yazıyorum. Ama hissettiklerim çocuklarım olmasa da çocuklarıma hissettiklerim; annem olmasa da beni merak eden, sarılan , yüzüme bakıp tebessümü ile kucaklayan, bana hayatımın her döneminde güvenen , benden hiç vazgeçmeyen canım annelerim gününüz kutlu olsun.. Tüm kalbimle öpüyorum sizi.Bu yüzden hayatımın en kıymetli hazinesidir “hissettiklerim” ..

Şub 21, 2016 - Yaşam    yorum yok

yeniden

Bilmiyor kalbin.. Kırık dökük günler içine bırakılmışken , gözyaşların yağmurla karışmış halde yürürken yolda .. bir gün güneşi yeniden göreceğini bilmiyor kalbin. Böyle büyüyormuş insan bir kez daha. Artık hayatta belli olgunluklar sadece yaşadıklarınla olmuyormuş.Yaşadıklarınla ve yaşadığın yaşla aynı anda olan olaylar büyütüyor insanı. Seni sen yapan duygular elbette değişmiyor.Gelmişsin zaten o yaşa kadar.

Günler değişirken o kadar kırık dökük bir haldesin ki görmüyor kalbin yeni günleri.. Rüzgarı hissetmiyor , o çok sevdiğin gün ışığını çekmiyorsun gözlerine ve gözlerin parlamıyor , kulakların duymuyor o çok sevdiğin çıtır çıtır kuş seslerini..Gözlerin fark etmiyor arabanın camından bakarken bütün mavisini içine çektiğin ve ruhunu onun mavisinin huzuru ile doldurduğun denizi.. görmüyor ve işitmiyorsun işte …ne gözlerin , ne kalbin , duyguların artık sende değildir artık ..

Sonra günler günler sonra.. belki de 3 mevsim sonra.. sayamayacağın saatler sonra … öğrenmeye başlıyorsun yeniden.. güne uyanmayı.. güneşe yüzünü çevirmeyi.. gözlerindeki eski bakışı ararken öğreniyorsun yeninden.. o çok sevdiğin denize bakmayı.. duyuyorsun yeniden kuşların seslerini.. içine ılık ılık bir rüzgar esiyor ve gün saçlarını yüzünden sıyırıp günü gösteriyor sana..  yıkıntıların ardındaki kalbini kucaklayan , seni saran,  kucaklayan insanlar yanında biliyorsun.. Kalkıp açıyorsun kapıyı ve tüm gün ışığını alıyorsun dünyana..

Sonra öğreniyor kalbin hayatta bir gün olmayacak ve bir kaç cümle ile gidecek olan benliğin için … Yaşadın yaşamadın olacak şu kısacık hayatta tek duan bir daha karanlık günlere yağmurla uyanmamak oluyor.

 

 

Tem 12, 2014 - Yazı    yorum yok

Dostlugun Gucu

Bu yazımın başlığı aslında “ Arkadaşlığın Gücü”… orijinal hali böyle.. Bir küçük güzel kızın arkadaşın için yazdığı bir yazı. Öyle sıcacık, masum, her harfi sevgi ve saflığı barındıran bir yazı. Bu küçük hanımefendiden izin alamadığım için yazıyı yazayamıyorum. Bu yüzden okuduğum zamandan bu güne içimde kalan duyguları yazdım bende.
Bu yazıyı yazan küçük hanım benim eski oturduğum apartmanda oturan beyaz tenli uzun saçlı güzel bir kız çocuğu.. bu yazının yazıldığı küçük hanım da her zaman yanakları pembe pembe olan genelde saçları toplu olan bir başka güzel kız çocuğu. Onlar çok iyi arkadaş. Komşulukların kaybolduğu bu dönemde iki kat aşağı inip ya da çıkıp –duruma göre değişiyor kim kime giderse- yastıkları koltuk altında birbirlerine oturma hatta uyumaya giderler..
Onların bu güzel duyguları şimdilik “arkadaş” olarak bildikleri eminim yıllar içinde gelişecek “dostluklarının” sağlam temelleri olacaktır. Hayat sonra herkesi başka yere savuruyor. Ne yazik ki; hayal ettiğimiz ve bazen de olmasını veya olmamasını istediğimiz gibi olmuyor çoğu şey. Bu yüzden bu iki “arkadaş” için her şeyin yazdığı gibi ve yaşadıkları gibi kalmasını diliyorum tüm kalbimle..
Dayanamayarak – artık gördüğümde sarılıp öperek gönlünü alırım- yazısından birkaç satır yazacağım..
……
“Benim hem can yoldaşım hem de kardeşimdir. İki gül gibiyizdir.bir birinden hiç ayrılmayan iki dost.. zaten dostluk başka ne olabilir ki? Büyüyünce bu arkadaşlığın gücü büyüyecek..Biri bana dünyayı verse bile arkadaşımdan vazgeçmem” diyor…
…..
El yazısı çok güzel olan bu küçük bayan;
Evet kimse dünyaları vermiyor bize.. ama bazen birileri öyle sanıyor.. değişiyor o zaman her şey.. tam dostum dediğin aslında sana çok uzakmış gibi oluyor.. Büyüyoruz, değişiyor hayat.. değişiyoruz bizde.. unutuyoruz.. unutuyoruz..
Ama en çok sevdiklerimizi ve kırıldıklarımızı unutmuyoruz..Bu yüzdendir ki “ dostluk” en değerli var olan duygulardan biridir. Dilerim ki; hayata iki satır bile olsa dostluklarında kırgınlıklara dair not düşmesin gönlün..
İnanıyorum. Hızla kaybolup giden her şeye rağmen, yastıklarını alıp birbirlerine giden ve dünyaları verseler arkadaşından vazgeçmeyecek bu küçük hanımların dostlukları hep sürecek…hep öyle sürsün..

Oca 8, 2014 - Notlar    yorum yok

notlar

Bu güne ait.. bazi insanlar çok özeldir benim için ..bu yüzden öylesine sevmem insanları. .öylesine konuşmam. .öylesine selam vermem. .sevdiklerim önemlidir benim için. .bu yüzden üzüntülerine ..yaşadıklarına, duygularina şahit olduysam bir zaman diliminde ..aklimda yüreğimde sevdiğim insandadir.. içindekilerini sarana kadar , yeni günlere gülümseyene kadar ..aslinda her zaman..tum duygularimin yarısı sevdiğim insanindir..
ocak2014

Sayfalar:1234567...68»